Dünya

Avrupa’da karınca kaçakçılığı: Doğa ve altyapı tehlikede

Kenya’daki mahkeme salonlarında düzenli olarak karşılaşılan deliller alışılmadık türden: Küçük kapsüllere doldurulmuş binlerce karınca. Bu kapsüller yalnızca 2025’ten bu yana birçok kez delil olarak mahkemeye sunuldu. Kenya Yaban Hayatı Koruma Kurumu çalışanları, bu karıncalara bagaj kontrollerinde el koymuştu.

Birçok vakada Büyük Afrika Hasatçı Karıncası olarak da bilinen “Messor Cephalotes” türüne ait binlerce karınca tespit edildi. Dünyanın en büyük karınca türleri arasında yer alan bu hayvanlar, hobi amaçlı karınca besleyenler arasında büyük ilgi görüyor. Bir kraliçe karıncanın piyasa değeri 200 euroyu aşıyor.

Kenya’da yabani hayvanların yurt dışına çıkarılması genel olarak yasak. Başta fil ve gergedanlara yönelik olmak üzere kaçak avcılığın yaygın olması nedeniyle birçok Afrika ülkesinde yabani hayvan kaçakçılığına karşı son derece sert yasalar var. Kenya’da da ağır yaptırımlar öngören düzenlemeler bulunuyor. Bu yasalar kapsamında geçen Nisan ayında karıncaları yurt dışına çıkarmaya çalışan Çinli bir kişi, biyokorsanlık suçundan bir yıl hapis cezasına çarptırıldı. Yargıç, artan kaçakçılık ve bunun ekolojik etkileri karşısında cezanın caydırıcı olması gerektiğini açıkladı.


Karıncaların doğal yaşam alanlarından ticari amaçlarla koparılması, Afrika’daki ekolojik işlevlerini sekteye uğratıyor. Avrupa’ya kaçak yollarla getirilen kolonilerin doğaya karışması ise yerel türlerden altyapıya kadar yeni riskler doğurabiliyor. Görselde, Uganda’nın Entebbe kentindeki botanik bahçesinde bulunan bir karınca ekosistemi yer alıyor.Fotoğraf: Simone Schlindwein/DW

Özellikle kraliçe karıncılar hedefte

Bu, bir yıl içinde görülen ikinci karınca vakasıydı. Yaban Hayatı Koruma Kurumu geçen yıl kendilerine “Karınca Çetesi” adını veren dört kişiyi durdurdu. Aralarında 5 bin 500 kraliçe karıncayı Avrupa’ya kaçırmak isteyen 19 yaşındaki iki Belçikalı da vardı. Bu kişiler yaklaşık 5 bin euro para cezasına çarptırıldı.

Bu tür vakalarda böcek bilimci Dino Martins sık sık havalimanına çağrılıyor. Martins şöyle diyor:

“Şoke oldum. Yalnızca hayvanların sayısının büyüklüğü nedeniyle değil, bunların kraliçe karıncalar olması nedeniyle de.”

Geçmişte Kenya’daki çeşitli araştırma enstitülerini yöneten Martins, Afrika’nın önde gelen karınca araştırmacılarından biri olarak kabul ediliyor.

El konulan hayvanların topraktaki yuvalarından çıkarılan genç kraliçeler olduğu belirtiliyor. Bu kraliçelerin uçup yeni yuvalar kurabilmeleri için kanatları bulunuyor. Martins şöyle açıklıyor:

“Kraliçeler, bu kritik dönemde toplanırsa yeni kolonilerin oluşmasındaki temel bir aşama kesintiye uğratılmış oluyor. Bu durum Kenya ekosistemine de zarar veriyor. Çünkü karıncalar, ot tohumlarını taşıyor ve böylece savananın sürekli olarak yeniden yeşermesine katkıda bulunuyor.”


Karınca kolonilerinde yeni neslin ve yeni yuvaların temeli, kraliçe karıncalarla atılıyor. Kanatlı genç kraliçeler çiftleşme uçuşunun ardından yeni koloniler kurabildiği için, kaçakçıların özellikle bu bireyleri hedef alması ekosistem açısından büyük risk taşıyor.Fotoğraf: Roberto Prias/Depositphotos/IMAGO

Yeni bir niş hobi

Avrupa’da özellikle gençler arasında karıncaları evcil hayvan olarak besleme eğilimi yaygınlaşıyor. Karıncalar, kraliçenin yavrular dünyaya getirerek yeni bir nüfus oluşturduğu cam teraryumlarda tutuluyor.

Bu hobiyle ilgilenenlerden biri de Michael Meier. Gerçek adının açıklanmasını istemiyor. Meier, üniversite yıllarında fazla bakım gerektirmeyen bir evcil hayvan aradığını anlatıyor. Meier bunu “Karıncaları bugün ya da yarın beslememin pek önemi yok” sözleriyle açıklıyor.

Meier, eskiden karıncalar için özel olarak düzenlediği bir odada yaklaşık 30 koloni besliyordu. Bugün ise elinde dört koloni kaldı. Meier, karınca meraklıları için egzotik türlerin kış uykusuna yatmamaları nedeniyle “cazip” olduğunu kabul ediyor. Meier şöyle diyor:

“Bu sayede yıl boyunca hayvanlarla ilgilenebiliyorsunuz.”

Çok sayıda çevrim içi mağazanın internet sitesinden birkaç tıklamayla posta yoluyla karınca sipariş etmek mümkün. Birçok mağaza, karınca besleyenleri “Afrika Karıncaları” kategorisiyle cezbetmeye çalışıyor. Sunulan türler arasında Kenya’daki havalimanında defalarca ele geçirilen karınca türü de bulunuyor.

Satıcılara hayvanların Avrupa’ya nasıl getirildiği sorulduğunda çok az yanıt alınabiliyor. “İthalat izinleri” bulunduğunu ileri süren satıcılar bile basının bu konudaki sorularını yanıtlamıyor. Çünkü ticaret. hukuki bir gri alanda yürütülüyor.

Nesli Tehlike Altındaki Yabani Hayvan ve Bitki Türlerinin Uluslararası Ticaretine İlişkin Sözleşme’ye (CITES) göre karıncalar, tehdit altındaki türler arasında sayılmıyor. Bu nedenle dünya çapında ticaretleri yasaklanmış değil ve herhangi bir düzenlemeye tabi tutulmuyor. Kenya bütün yabani hayvanların yurt dışına çıkarılmasını yasaklıyor. Ancak fildişinden farklı olarak karıncalar el bagajında ya da posta yoluyla kolayca ülke dışına kaçırılabiliyor.


Karınca beslemek Avrupa’da özellikle gençler arasında giderek yaygınlaşan bir niş hobiye dönüşüyor. Ancak egzotik türlere olan ilgi, yasal gri alanlardan beslenen uluslararası ticareti de büyütüyor.Fotoğraf: Parameswaran Pilla Karunakaran/imageBROKER/IMAGO

Yüksek kazanç, düşük risk

Russell Gray, yalnızca karınca ticaretinin değil, yabani hayvanların internet üzerinden satışının da büyük ölçüde arttığını söylüyor. Gray, uluslararası bir ekiple birlikte Sınıraşan Organize Suçlara Karşı Küresel Girişim adlı kuruluş için bu sorunu araştırdı. Gray şöyle diyor:

“En önemli bulgumuz, bunun artık yalnızca belirsiz internet sitelerinde saklanan marjinal bir sorun olmadığıdır. Bugün bu ticaretin Facebook gibi yaygın platformlarda yürütüldüğünü görüyoruz.”

Gray’in ekibi geçen yıl 60’tan fazla platformu taradı. Ekip, fiyat bilgisi içeren 266 bin ilan buldu. Yabani hayvan ilanlarının toplam değeri yaklaşık 66 milyon dolar, yani yaklaşık 58 milyon euro olarak hesaplandı. Bu rakama böcekler dahil bile değildi. Gray şu sonuca varıyor:

“Yabani hayvanların internet üzerindeki bütün ticaretini değerlendirseydik, muhtemelen milyarlarca dolarlık bir hacme ulaşırdık.”

Biyolojik çeşitliliğin dünya çapında korunması için çalışan ABD merkezli Biyolojik Çeşitlilik Merkezi’nden biyolog Chris Shepherd bu gelişmeyi kaygıyla izliyor. Shepherd’a göre, Kenya’daki vakalar açık bir gerçeği ortaya koyuyor:

“Uyuşturucu ticareti gibi diğer suç türleriyle karşılaştırıldığında kazanç yüksek. Ancak risk çok daha düşük”.

Nadir türler yüksek fiyatlara ulaşmaya başladığında ise organize suç örgütleri bu ticarete ilgi göstermeye başlıyor. Özellikle ekosistemler üzerindeki sonuçlardan kaygı duyan Shepherd, bu nedenle daha sıkı düzenlemeler talep ediyor. Açık mektuplarla CITES’e çağrıda bulunan Shepherd, karınca ticaretinin ele alınmasını istiyor.


Nadir ve egzotik karınca türleri, çevrim içi ticarette yüzlerce euroya alıcı bulabiliyor. Yüksek kazanç ve düşük yakalanma riski, bu pazarı kaçakçılar için cazip hâle getiriyor.Fotoğraf: picture-alliance/ ZB

Karıncaların lobisi yok

Bu sonuçlar Almanya’da şimdiden manşetlere yansıyor. Kuzey Afrika kökenli Büyük Salgı Bezi Karıncası kolonileri, dağıtım kutularına yuva yaptıkları için Güney Almanya’da düzenli olarak elektrik ve internet kesintilerine yol açıyor.

Bu sorunla mücadele etmek amacıyla Avusturya, İsviçre ve Güney Almanya’dan yerel yönetim temsilcileri 2025 yazında bir karınca konferansında bir araya gelerek deneyimlerini paylaştı. Daha yüksek sıcaklıklara ve daha az dona yol açan iklim değişikliği nedeniyle bu karınca türü artık Orta Avrupa’da da giderek daha uygun yaşam koşulları buluyor.

Shepherd, karıncaların çoğunun Avrupa’ya internet ticareti yoluyla değil, bitki ithalatıyla geldiğini vurguluyor. Buna rağmen çevrim içi ticaretin de risk taşıdığını belirtiyor. Çünkü kolonilerin bir gün doğaya bırakılmayacağını hiç kimse garanti edemez.

Meier gibi hobi amaçlı karınca besleyenler bu tartışmaları biliyor ve çevrim içi forumlarda sık sık ele alıyor. Meier, ilginin azalması durumunda kolonilerin doğaya bırakılmak yerine başka kişilere devredilmesini ya da uygun yöntemlerle öldürülmesini tavsiye ediyor.

Shepherd’a göre bu yeterli bir yanıt değil. Uluslararası karınca ticareti büyük ölçüde düzenlemesiz kaldığı sürece risk taşımaya devam ediyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu